Sayı 130
ALLAH'A İMAN
Yazar : Hacı Hasan Burkay


Cenab-ı Hakk (CC) Sure-i İhlâs’da, zatını şöyle tanıtıyor: “De ki: O, Allah, birdir. Allah her şeyden müstağni ve her şey ona muhtaçtır. O doğurmamış ve doğrulmamıştır. Hiçbir şey onun dengi (ve benzeri) değildir”.

“Bismillâhirrahmanirrahim, Lev kâne fi hima alihetün illallahü le fesadeta –Yerde gökte Rabbi teâlâ’dan başka ilâh olsaydı yer gök fesada girerdi”. (Enbiya 21)

“Kulinzuru maza fissemavati vel ardı –Gökte ve yerde olan şeylere bakıp yaradanı anlayınız” (Yunus 101)


Varlığın bilme ne hacet kürre-i alem ile

Yeter isbatına halk ettiği zerre bile.


Rum suresi ayet 50’de “Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! O, ölü toprağı sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki, Allah ölüleri de tekrar diriltir ve O, her şeye hakkıyla gücü yetendir”.

Cenab-ı Peygamber (SAV) Efendimiz’de: “Lâ ibadete kettefekkür –Düşünce gibi bir ibadet yoktur”
buyuruyor.

Akıllı insanlar o kimselerdir ki, gökleri, arzı, gece ve gündüzleri, göklerde parıldayan ve her biri güneşten binlerce defa daha büyük yıldızların ihtişamını düşünürler, yeryüzündeki sayısız canlı ve cansız yaratıkları göz önüne alırlar. Gündüzlerin sakin, gecelerin ne kadar sağlam bir düzen ve ölçü içinde yaratılış kanununa uyarak birbirini kovalayıp durduklarını düşünürler. İbret bakışlarıyla yapılan böyle düşünceler sonunda bu aleme, bu düzen ve ölçüyü vermiş olan Yüce Allah’ın (CC) kudret ve azametini insanlar isteyerek ve teslimiyetle kabule mecbur olurlar.
Çobanın mükrime cevabı gibi:

Allahü teâlâ’ya (CC) inanmayan bir feylesof dağda gezerken bir çobana rastlamış. Çoban “gel seninle şöyle iki laf edelim” diye davet etmiş bir kenara oturmuşlar. Feylesof çantasından birer elma çıkarıp çobanla yemek istemiş. Kendi çakısını çıkarıp soymaya başlayınca çobana “hadi sen de yesene” demiş. Çoban o güne kadar nasılsa elma görmemiş ve nasıl yeneceğini de bilmiyormuş “çakım yok sen soy da ben de sonra soyar yerim” demiş. Feylesof elmayı soyduktan sonra çakıyı çobana vermiş çoban bakmış nasıl yiyor o da soyup onun gibi yemeye başlamış. Feylesof birer elma daha çıkarmış “sevdin galiba birer daha yiyelim” diye elmanın yine birini çobana vermiş ikinci elmalar yenilirken feylesof şüphesini çobana söylemiş: “Çoban! Herkes Allah (CC) var diyor sen ne dersin Allah (CC) var mı yok mu? ben inanmıyorum”. Çoban: ”Haşa bu ne biçim laf tabii Allah (CC) vardır, birdir”. Feylesof “Öyleyse bana varlığını ispat et sen”. Çoban “Yahu demiş iki elma verdin Allahü teâlâ’nın (CC) varlığının ispatını istiyorsun. Ben sana iki koyun vereyim de sen Allah teâlâ’nın (CC) yokluğunu ispat et” demiş. Feylesof bir müddet düşündükten sonra Kelime-i Şahadeti getirmiş.

Allahü teâlâ’nın (CC) 99 ism-i şerifi vardır. Kur’an ve hadislerde bu isimler yer yer belirtilmiş ve her bir ismin sır ve hikmetlerine kapılar açılmıştır. Nasıl Rahman ve Rahim sıfatları ilâhi rahmeti yansıtırsa; Lâtif sıfatı inceliği, duyarlığı, murada erişmenin hassas yolunu yansıtır. Bu güzel isimleri “Esma-ül Hüsna” kitabımızda sayarak hassalarını ve kaçar adet okunacağını ve neler için okunması lâzım geldiğini belirtmiştik mümkünse bu isimler ezberlenip her gün bir sefer hiç olmazsa okunmalı, çünkü Sevgili Peygamberimiz (SAV): “Allah’ın 99 ismi vardır, kim onları öğrenip muhafaza ederse Cennete girer. Allah tek’tir teki sever” buyuruyor. İlâhi isimlerle zikir ve tesbihatta bulunurken tek sayıya dikkat etmek gerekir.

Cenab-ı Hakk (CC) Nur suresi ayet 42 de: “Göklerin ve yerin mülk ve tasarrufu Allah’ındır. Dönüş ancak Allah’adır” buyurur.

Cenab-ı Hakk (CC) nevm-i gafletten ikaz buyursun: “Değil mi ben varım Allah da (CC) var” dedirtsin İnşallahü teâlâ.

 
 
Site Program ve tasarımı SRTsoftware'e aittir.Copyright 2002.Site İçeriği ve Hakları Çınar dergisine aittir.Her hakkı saklıdır.
Tavsiye edilen çözünürlük : 1024 X 768 .
© SRTsoftware İnteraktif Yayın Sistemi V:1.0.